Günümüz koşullarında ekonomik krizin de etkisiyle özellikle ticari ilişkilerde meydana gelen tahsilat güçlüğü vatandaşların icra bürolarına yönelmelerini bir nevi mecbur kılıyor. Çoĝu insanımız Hollanda’da icra hukukundan ve düşünülmesi gereken konulardan habersiz. Bu konuda sizlere açıklık ve bilgi vermek istiyorum.

İcra hukuku dediĝimizde sadece çek, senet, poliçe, fatura vs. alacakların icra takibini düşünmemek gerek. Bunun yanı sıra borçlunun malvarlığının araştırılması, istihbari çalışma yapılması, iflas davaları ve hacizli menkul ve gayrimenkul satışları ile rehnin ve ipoteğin paraya çevrilmesi genel olarak icra hukukunun konularını oluşturmaktadır.

Hollanda’da alacaklı olduĝunuz anda baş vuracak çeşitli ve çok icra büroları vardır. İcra büroları açmak için herhangi bir altyapıya sahip olmak gerekmediĝi için ve devlet bu konuda kriterler koymadıĝı için, günümüzde her semtte, bazen de her sokak başında bir icra bürosuna rastlamak mümkün. Bu kadar teklif olunca, tam anlamıyla ihtiyacınıza karşılık verecek birini bulmak mutlaka kolay olmayacaktır.

Genel anlamda icra bürolarını üçe ayırmak mümkündür: Birincisi az önce bahsettiĝim herhangi bir altyapıya sahip olmayabilen icra büroları (incassokantoor), ikincisi altyapıya sahip olan icra memurları (deurwaarder), ücüncüsü ise avukat buroları. 

Her üç büro aynı işlemleri yapabilse de, mahkeme tecrübesi olmayan bürolar icra takibini her zaman sizin için en doĝru şekilde yürütemezler. Ya durumun aslı mahkemede olumlu netice almaya müsait deĝildir ve buna raĝmen mahkemeye yöneltirler ya da mahkeme kararı alındıĝında bunu paraya çevirme imkanları yoktur. Dolayısıyla mahkeme masrafları boşuna yapılmış olur. Her ne durum olursa olsun, tecrübeli büroya baş vurmadıĝınız zaman, davanızda en iyi verimi elde edemezsiniz.

17 Mayıs 2011 tarihine kadar icra büroları ancak 5 bin Avro’ya varan durumlarda mahkeme açabiliyordu. Yani çok büyük olmayan davalarda mahkemeye avukatsız çıkıp, alacaklı namına talebi açıklayabiliyordu. Daha büyük davalarda mecburen avukata baş vurmak gerekiyordu. Bu tarihten itibaren devlet kararıyla artık 25 bin Avro’ya varan davalarda mahkemeye çıkma hakkına sahip oldular. Genel anlamda ne kadar kalitenin düşeceĝine korku duyulduysa da – zira bahsettiĝim gibi altyapı eksikliĝi var – devlet icra bürolarının önlerini bu konuda açtı. 

Bu durum, yani mahkeme tecrübe eksikliĝi, sadece normal icra büroları için deĝil, altyapıya sahip olan icra memurları (deurwaarder) için de söylemek mümkün. Zira onların tecrübesi sadece mahkeme dilekçelerini karşı tarafa sunmaktan ibaret ve mahkeme kararlarının yerine getirilmesinden. Tecrübesi sadece buna dayansa da, ek gelir olarak bir kaç senedir normal icra işlemleri yapmaya başlamışlardır. Ne kadar isimlerinde icra memuru (deurwaarder) geçse de, bunların tecrübesi normal icra bürolarından farklı deĝildir ve yetkisi avukatın yetkisinden de fazla deĝildir. Bundan dolayı çoĝu davalarda, iş biraz olsun ciddiye bindiĝinde, kendileriyle anlaşması olan avukatlara yönelirler. Dolayısıyla alacaklı için gereksiz ek masraflar yapma mecburiyetinde oluyorlar.

Tecrübe eksikliĝi gibi bir mesele avukat bürolarında söz konusu deĝildir. Zira, günlük mahkemelerle ilgilenmekten az çok size davanızdan oluşabilecek risklerden bahsedebilirler. İcra davanız ne kadar büyük olursa olsun, avukatlar herhangi bir sınıra da tabi deĝillerdir. Dolayısıyla icra bürolarının karşılaştıĝı ek masraflarla veya eksiklikleriyle de karşılaşmazlar. 

Bunun yanı sıra, icra bürolarının yapamadıĝı icra işlemlerini yapabilmekteler. Ne kadar icra büroları avukat gibi işlem yapmaya çalışsalar bile, avukat kadar yetkileri yoktur. İcra büroları mesela gereken haciz işlemlerini yapamamakta veya iflas davalarını açamamakta. Malvarlığın kötü niyetli olarak azaltılmasından ve diğer icra ceza davaları da icra bürolarının yetki alanının altına düşmüyor. Dolayısıyla alacaklı için en iyi şekilde hareket etmiş olamıyorlar.

Avukat bürosuna baş vurmak ne kadar masraflı gözükse de, bu kesinlikle doĝru deĝildir. İcra davalarında çok farklı ve çok cüzi fiyatlar uygulanmakta. Aynı icra büroları gibi sabit bir ücretin (dosya masrafları) yanı sıra alınan paranın üzerinden icra ücreti talep edilmekte. Genellikle icra ücreti talep edilen paranın % 15’i veya bunun altında bir orandır. Bu icra masrafları da tabiiki karşı tarafa yüklenilmekte. Bundan dolayı icra davanızda size hemen hemen hiç masraf yapılmamakta. Çoĝu durumlarda icra bürolarıyla aynı ücretler talep edilse bile, bazı durumlarda icra bürolarından daha ucuz bir şekilde davanız yürütülmekte, zira avukatlar icra büroları gibi ek masraflar yapmaya mecbur değillerdir.

Kısaca bir özet yapıldığında, sırf yasal tavsiye için veya mahkeme için avukata baş vurmamak lazım, icra davalarınızı da avukata yöneltmekte bir çok fayda vardır. 

Kötülüğü adaletle, iyiliği de iyilikle karşılamanız temennisiyle…

Facebooktwittergoogle_pluslinkedinmail